BAP Quarterly
Bap q spacer Bap q spacer
< back to poems

Yusuf’un Gűzelliği

El eder,
Aşağıdan, yosunlu bir kuyudan.
Koşar bana Yusuf
Ìçinden karanlığın.
Kirpikleri tane tane dőkűlműş,
Beni, alasına sığınmış gűlűşűnűn.

Yusuf be! Yusuf!
Sarı çocuk, kara çocuk.
Kır kapı pencere, bağır, yırtın,
Çal şişeyi kara yerine tarihinin.

Ha sen, ha ben, ha beceriksiz tanrısı
Senin, benim, ve őteki dűşkűnlerin.
Ne isyanı? Deliliktir, cinayetdir bize dűşen ancak,
Ücűncű,beşinci sayfasında Bozkır Haber’in.

Őlűmlűyűz şurda; Araf’ı bekliyoruz zaten
Ìronik, ironik.

Aç mısın?
Kopar bir somun, bandır acı çaya
Lakin bűyűme e mi?

Yan!
Yan!
Yana yana dőn,
Sığın ananın kazağının altına; yıldızından, soğuk laci gecelerin;
Sımsıcak kokulu bir
Avuçiçi,
Çileli,
Bir bakış yap,onun yalaz yűzűne,
Çağdaş bir utanç da senden yana.

Burukluksun,
Ne şan, ne diploma; ne para,
Boy atsan, boynunu vururlar eski avlularında bir Taşkentin.
Yok ki kimsen, O tarafında yolun.

Öğrenirsin.

Sana dűşen yaşlılık, eziklik,
Apartman boşlukları
Ve akşamın pencerelerinden yayılan sarı, içini yakan huzurlu dűzgűnlűkler.

Yani,
Mazot kokusu,
Diş ağrısı,
Halk ekmek sırası gibi,
Boynu eğik bir gölgeler geçidisin
-bu-
Cinnet mağarasının duvarlarında,

Ne acıların acı, ne ahlakın ahlak, ne de Onların hayatı kadar seninki.
Üstüne dűşeni yap ve sus şimdi.
Seni sana anlatırlar; zâti,
Sesine doluştururlar gűr seslerini ve zarif kelãmlarını yazarlar alnına.

Aman be aman Yusuf !
Kim bilir ılık ve pek yakışıksız sızını?
Benden, senden, ve  beceriksiz tanrısından başka,
Senin, benim, őteki dűşkűnlerin.

Őyle ise őlűm.

O yűzden őlűm.

Ki őlűm,

Bu kara ilim. 

Zamani zân’a çeviren bu simya.

Eşitler seni sana.

Anlar Yusuf gűzelligini.

Arizona, 2007

Back to the Top

 
Bap q logo